Hatırlarsınız bir süre önce RSS ile ilgili bir yazı yayınlamıştım. Şuradan da okuyabilirsiniz. İşte orada RSS'e yönelik bazı açıklamalara yer vermiştim. Fakat sonrasında kafamı kurcalayan bir şeyler oldu. Web tabanlı, Blogger üzerinde çalışan ve ayrı bir sunucu ihtiyacı olmadan bir RSS okuycusu yapılabilir miydi? Açık söylemek gerekirse benimki tamamen rahatlığın batmasıyla ilişkili :) Yüzlerce RSS okuyucusu zaten var. Neyine gerek be çocuk :) Tabii böyle deyip uslu bir çocuk olmak neyimize lazım :) Her neyse. Neler yaptım gelin kabaca anlatmış olayım.
Toplamda dört tane bileşenimiz var. Bunlar: Blogger, Google Tablolar, Google App Script ve rss2json. Her birisinin kendince işlevleri var. Blogger zaten bizim ön ucumuz oluyor. Kullanıcı ile etkileşime girilen ilk yer. Google Tablolar verinin kayıt edildiği kısım. Google App Script bu ikisi arasındaki köprü ve rss2json ise ihtiyaç duyulan dönüşümlerden sorumlu bileşen.
Biraz görseller ile de yazıyı desteklemiş olayım. Toplamda üç ana yapıdan oluşuyor. kaynaklar, yazılar ve okuma penceresi. Kaynakları büyük ölçüde işlevsel ve kullanıcı deneyimine katkı sunabilecek bir anlayışla tasarlamaya çalıştım. Sonra oku ve yıldızlı gibi sabit bir dizi klasör. Bunlara eşlik eden RSS beslemeleri. Tabii her birisi için kategorilendirme de mümkün. Ayrıca her ne kadar tüm veri süreçleri Google Tablolar üzerinden yapılsa da ön uç üzerinden de kaynak ekleme ve abonelikleri yönetmeyi sağlayacak opsiyonlar mevcut. Tabii burada RSS kişisel bir şeydir, spama sebebiyet yaratmaz mı denilebilir. Doğrudur. Bunu ben de düşündüm ve eğer ön uç üzerinden kaynak ekleme ile abonelik yönetimi yapılacaksa şifre gerektiren bir onay sürecini eyleme aldım.
Tabii zaten böyle bir şey kullanıma alınacaksa muhtemelen blog erişimi gizli olacağı için herhangi bir sorun da olmayacaktır. Benimkisi sadece ek bir tedbir.
Şu ana dek yaşadığım tek sorun ki buna da sorun demek pek doğru olmaz ama ilk açılış süresi. Verileri Google Tablolar'dan çektiğimiz için bir süre beklemek gerekebiliyor. Benim yaptığım ölçümlere göre 10-15 saniye kadar bir bekleme süresi oluşuyor. Tabii tarayıcı ön bellek de alıyor. Sonraki yazılarda biraz daha kısalması muhtemel. Yine de bu konuda belki geliştirmeler yapılabilir ileride. Benim ilk aklıma gelen sadece son on dört günün yayınlanmış yazılarını çekmek olmuştu. Veri yükünü azaltabilmek adına. Eğer aktif kullanılacaksa bir haftaya da düşürülebilir. Bunlar da pozitif katkı sunacaktır elbet.
Tabii şu an her ne kadar sorunsuz ve tüm işlevleriyle hatasız çalışsa da uzun süreli bir kullanım deneyimim ne yazık ki yok. Süreç içerisinde hatalar ile karşılaşılabilir mi ben de bilmiyorum. Başka ne gibi özellikler eklenebilir ondan da emin değilim. Ama tek bildiğim geliştirilmesi noktasında pek bir engel olmadığı. Yapılmak istendikten sonra her şey yapılabilir ve benim de önemsediğim anlayış esasen bu. Neticede RSS sunucusu kurmak zor bir şey değil. FreshRSS gibi opsiyonlar mevcut. Ama mesele imkânsızlıklardan bir şeyler çıkarabilmek. Bunu çok önemsiyorum. Çünkü hayat her zaman her şeyi altın tepsi ile sunmayacak ki sunmuyor da zaten. O nedenle bu anlayışı benimsemek önemli inanın ki.
Ha size linki vermeyi unuttum. Hemen onu da vermiş olayım. Oradan da bizzat deneyimleyebilirsiniz. İstediğiniz gibi test edebilirsiniz. Bu bağlantı zaten test için oluşturduğum blogdan :)
Bir de şeyi söylemeyi unuttum. Mobil sürüm desteği de var. Yani mobil ile uyumlu bir tasarım. Mobil tarayıcıların ana ekrana kısayol eklenmesi ile de güzel bir deneyim sunuyor. İleride belki Progressive Web Apps desteği de geliştirilebilir. Onun için de bir şeyler yapılabilir mi diye ayrıca araştırma yaparım diye düşünüyorum. Nitekim RSS okuyucularında çapraz platform desteği pek bulunan bir şey değil. En azından açık kaynak ve güvenilir bir çerçevede. Bu açıdan da önemli görüyorum.
Aklıma farklı projeler de geliyor tabii. Onları da yapabilirim umarım. Bakalım, zaman neleri getirecek. Sevgiyle. Hoşça kalın... 😇











